Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

magazin

2 tane "bir" etiketli yazı bulundu "bir" tagli diger ogeler resimler , videolar

Tam bir aydır hastanedeyim

TubaTuba Ünsal'ın sağ böbreğinin az çalıştığı ve akciğerlerinin su topladığı ortaya çıktı.

Bir gece aniden ateşlenen ve arkadaşları tarafından apar topar hastaneye kaldırılan Tuba Ünsal'ın sağ böbreğinin az çalıştığı ve akciğerlerinin su topladığı ortaya çıktı.
Bir haftadır Alman Hastanesi'nde tedavi gören genç oyuncu, "Sağ böbreğim, diğerine göre daha az çalışıyormuş. Şu an tedavi oluyorum. 10 gün sonra ameliyat olup olmayacağım kesinleşecek" dedi.

Ateş, şiddetli bel ve sırt ağrılarıyla kaldırıldığı Alman Hastanesi'nden önceki gün taburcu edilen Tuba Ünsal'ın, sağ böbreğinin az çalıştığı ortaya çıktı. Her iki böbreğinin enfeksiyon kaptığını, bu enfeksiyonun daha sonra akciğerine sıçradığını belirten Ünsal, "Tam bir aydır hastanelerden dışarı çıkamıyorum. Çok zor günler geçiriyorum. Ben canımla uğraşırken, hakkımda çıkan abuk subuk haberler, beni çok üzüyor. Yok Yalın'ın hastaneye ziyarete geldiğini yazdılar, yok eski eşine dönüyor dediler. Bunların hiçbiri doğru değil. Ben çok hastayım" dedi.

Bundan bir ay önce sol göğsünde kist çıkan, kisti aldırdıktan sonra göğsünde bir çöküntü oluşan Tuba Ünsal, ikinci kez ameliyat masasına yatarak çukur kalan bölgeyi dolgu ile düzelttirmişti. Bu ameliyattan bir hafta sonra evinde film izlerken bir anda yüksek ateşle birlikte bel ve sırt ağrıları çekmeye başlayan, gece yarısı krize girerek arkadaşları tarafından apar topar Alman Hastanesi'ne kaldırılan Tuba Ünsal, böbrek ve akciğerlerinde oluşan efeksiyon nedeniyle bir kez daha hastaneye yattı.

Bir hafta hastanede tedavi gören genç oyuncu, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Önce böbreklerimde enfeksiyon olduğunu söylediler. Tedaviye başladılar. Sonra bu enfeksiyon akciğerlere sıçramış ve ciğerlerim su toplamış. Üşütmeyle alakası yokmuş yaşadıklarımın. Sanırım mikrop kapmışım. Ama tam olarak ne olduğunu, nereden mikrop kapmış olabileceğimi bilmiyorlar. Ama bu her neyse şu an sağ böbreğim diğerine göre daha az çalışıyor.

Kesin sonuçlar ilaç tedavim bittikten sonra ortaya çıkacak. O zaman kontrole gideceğim. Eğer hiçbir şey düzelmemişse, böbrek ameliyatı olabileceğim gündemde. Aynı sıkıntıyı geçen yıl da çekmiştim. Böbrek ağrısı ile doktora gitmiştim. Bu yıl yine tekrarladı. Hakkımda hayırlısı olsun. Beni en çok üzen burada tek başıma her şey ile mücadele etmem, yalnız olmam. Ailem İzmir'de. Ve babamın beyninde de tümör var. Bir de kendi rahatsızlığımla onları üzmek istemedim. Sessizce üstesinden gelmeye çalıştım ama iş gazetelerde çıkınca ailemde İzmir'de perişan oldu. Bütün bunların üste bir de yalan yanlış çıkan haberler artık canımı çok yakıyor. Sadece ailem ve kendim için biraz huzur istiyorum."
(Hürriyet)

Tan’la özgür bir ilişkimiz var

Bergüzar KorelBergüzar Korel, Elele dergisine Tan Sağtürk'le ilişkisini ve şöhretle değişen son iki yılını anlattı.

"Binbir Gece" dizisinin Şehrazat'ı Bergüzar Korel, Elele dergisine Tan Sağtürk'le ilişkisini ve şöhretle değişen son iki yılını anlattı.

"Tan da sanatla uğraştığı için birbirimizi besleyebiliyoruz. Bu anlamda verimli bir şeyler yaşıyoruz. Tan da çok yoğun çalışıyor aslında. Birbirinize zaman ayırabiliyor musunuz derseniz, hayır. Çok fazla zaman geçiremiyoruz birlikte ama geçirdiğimiz zaman da dolu dolu geçiriyoruz. Benim kendi özel hayatım devam ediyor yine. O anlamda özgür bir ilişki yaşıyoruz. Merkez noktalarımızda farklı şeyler var. Bizim ilişkimiz, bunları besliyor."

Çekimden sonra fotoğraflarda sizi Türkan Şoray’ın gençlik hallerine çok benzettik. Sizce "4 Yapraklı Yonca"nın yeni versiyonu kimler?
Bence hiç kimse. Onların yerinin doldurulacağını düşünmüyorum.

Genç oyunculardan farkınızın ne olduğunu düşünüyorsunuz?
Bunu söylemek kendini bilmezlik gibi geliyor bana. Sevmediğim bir durum aslında. Ama sivrilmiş bir isimsiniz ve tabii ki diğerlerinden farklısınız ki "Şehrazat" rolünde oynuyorsunuz... Sadece kendimi anlatabilirim. Büyülü şeye kendimi kaptırmamamdan geliyor herhalde.

Çok disiplinliyim, sorumluluklarımın çok bilincindeyim. Acele etmiyorum. Herşeyin çok ağır ve yavaş ilerlemesini istiyorum. Oyunculuk, hayatım boyunca yapacağım bir meslek. Bu arada isim olmak biraz da şansla ilgili. Gelen projelerle ilgili. Birbir Gece ve TMC ortaklığı çok önemli.

Doğru insanlarla çalışıp doğru ilişkiler kurduğumu düşünüyorum. Doğru ilişki kurmak için çabalamıyorum. Şu yönetmenin elinde şöyle bir senaryo varmış, nerelere gidiyor acaba, hangi davetlere katılıyor, diye takip etmiyorum. "Hıh! Çatlayın, patlayın, yılda 10 film çekiyorum" da demiyorum. Bunu yapmak için çalışmıyorum. Dolayısıyla ağır gidiyorum, bu anlamda şanslıyım.

'BENİM DERDİM KALICI OLMAK'
Bu özelliklerinizin dışında, ilgi alanlarınız nedir?
Çok bunaldığımda çiftliğe gidip ata biniyorum. Fotoğrafa çok zaman harcıyorum. Fotoğraf makinamı ilk elime aldığımda gördüğüm herşeyi çekiyordum. Ama sonra çocuk portreleri çekmeye başladım. Sonra sonra gelişti, portrelere dönüştü. Fotoğraf makinam elimde, çingene mahallesine de gidip çekiyorum, bir kafede otururken arkadaşım ağladığında da çekiyorum.

Peki Tan Sağtürk’le ilişkiniz başladıktan sonra hayatınızda neler değişti?
Şöyle birşey diyebilirim onunla ilgili olarak... O da sanatla uğraştığı için birbirimizi besleyebiliyoruz. Bu anlamda verimli birşeyler yaşıyoruz. Tan da çok yoğun çalışıyor aslında. Birbirinize zaman ayırabiliyor musunuz dersen, hayır! Özel hayat anlamında birbirimize çok zaman ayıramıyoruz.

Kameralar sizi işinizin dışında, ilişkiniz nedeniyle de takipte. "İki ünlünün birlikteliği" nasıl gidiyor?
Bu yaşadığım ilişki, farklı ilgi alanlarına sahip iki kişinin ortak noktada birleşip bir arada iyi vakit geçirebileceğini öğretti bana. Çok fazla zaman geçiremiyoruz birlikte ama geçirdiğimiz zaman da dolu dolu geçiriyoruz. Benim kendi özel hayatım devam ediyor yine. O anlamda özgür bir ilişki yaşıyoruz. Merkez noktalarımızda farklı şeyler var. Bizim ilişkimiz, bunları besliyor.

Birlikte olduğunuzda nasıl vakit geçiriyorsunuz?
Tan da, oyunculuk yaptığı için onun en çok dinlediği insanlardanım. Beni uyardığı alanlar da olabilir. Fotoğraf ikimizin ortak zevki. O daha soyut çalışır, ben daha somut çalışırım. Bir koreografisi olduğunda ilk bana izlettirir. İkimizin de birbirimize ait özel hayatları var. İkimiz de bunun içine girmeyiz. Onun da iş hayatı ve arkadaşları var. Benim de öyle. Sınırlarımızı biliyoruz. Hem griftiz aynı zamanda çok da özgürüz ilişkide. Bu anlamda sözümüz var birbirimize.

Peki bu ilişkinin sizin için önemi ve farkı ne?
Bu ilişkide çok zor dönemler atlattık birlikte. Dolayısıyla "birlikte olmayı, bir insanın elini tutmayı, bir insanın bana ihtiyaç duymasının nasıl bir şey olduğunu" öğrendim. Onun dışında çok daha olgun bir yaşıma denk gelen bir ilişki. Önceden bir ilişki benim için, her dakika birlikte olmak, her boş zamanı birlikte değerlendirmek iken, şimdi özgürlüklerimi de paylaşıyorum. Böyle bir farkı var benim hayatımda. İş, kültürel, entelektüel anlamda beni çok besliyor bu ilişki. Birlikte birşeyler yarattığımız zaman çok mutlu oluyoruz. Bizim sorunumuz, "Zamanımız yok, birşey yaratmıyoruz" oluyor genelde.

Birliktelik haberiniz ilk duyulduğunda, tarzlarınızın farklılığı nedeniyle -o daha bohem ve siz bir küçük hanımefendi- şaşırmıştı herkes...
Dışarıdan öyle görünüyor, bohem biri değil aslında. Ama herhalde zıtlıklar bir arada tutuyor bizi.

Ayaklarınızın yerden kesildiği, sürprizli bir anınızı hatırlamanızı istesem?
İyi mi, kötü mü bilmiyorum ama çok sürprizli bir ilişki yaşamıyoruz. Birbirimizin hayatına girmemiz zaten büyük bir sürprizdi. Hakikaten çok sürpriz bir anda başladı. Bir anda oldu. İlk günden itibaren de hiçbir şeyi saklamadık.

Nasıl tanıştınız?
Bahsedildiği gibi ben ondan dans dersi alırken falan olmadı... (gülüyor) Çok tesadüfi bir şekilde tanıştık.

Peki mesleğinizdeki hedefiniz ne?
Benim derdim kalıcı olmak. Eldeki malzemeyi ne kadar çok tüketirseniz, o kadar geçici olursunuz. Zaten bizim mesleğimizin garantisi yok.

'ÇOK ZOR DÖNEMLER ATLATTIM'
Açıkçası basının ve insanların üzerime geldiği dönemde kendimi hayvanat bahçesindeki herhangi bir canlı gibi hissediyordum bir ara. Gece bir yerden çıkıyorum, etrafımda tanımadığım bir sürü magazin muhabiri görüntü almaya çalışıyor, sorular soruyor...

Diğer taraftan yolda beni gören herkes, cep telefonuyla fotoğrafımı çekmeye çalışıyor. Ben o sırada hiç rahat olamıyorum. İnsanların bunu gizli gizli muhbirliğe çevirmelerini anlayamıyorum. Halbuki benden izin alsalar, zaten buna izin vereceğim. Ben bir ödül aldım (Altın Kelebek). O dönem benim için çok zor geçti.

Ödül aldığımın ertesi günü, ünlü bir köşe yazarı "Bu ödülü almaya hiç utanmadın mı, babanın kemikleri sızlıyordur" tarzında yazılar yazdı. Ben zaten o ödülün gündemdeki bir işte olduğumdan dolayı, beni motive etmesi için verildiğini düşünüyorum. O ödül, ’yılın en iyi kadın oyuncusu’ ben olduğum için değil, benim önümü açmak için verildi.

Bu yazıyı okuyup, ertesi gün sete gittiğimde, ağlamaktan bana makyaj yapılamadı. Sadece "Neden bana bunu yapıyorlar?" sorusu çıktı ağzımdan. Ama hep sessiz kalıp beni anlamalarını bekledim. Sabırlı oldum her zaman... Hálá da öyleyim. Hiçbirşey için acele etmiyorum.
(Hürriyet)


Get your own Chat Box! Go Large!