Cem Yılmaz'ın "AROG"unda, "Ghost" (Hayalet) filmindeki ünlü çömlekli sevişme sahnesi Taş Devri'ne taşınacak
Ozan Güven ile Nil Karaibrahimgil, tıpkı
"Ghost"taki Patrick Swayze ve Demi Moore gibi çömlek yapımı konusunda
deneysel çalışmalara girişiyor. Aradaki tek fark mekan ve zaman. Biri
Taş Devri'nde diğeri 1990'ların ABD'sinde geçiyor. Cem Yılmaz, Stanley
Kubrick'in "2001 Uzay Yolu Macerası"na da selam çakıyor.
8.5 milyon dolar bütçesiyle Türkiye’nin en pahalı filmi "A.R.O.G"un
setini basına açan Cem Yılmaz, 70’lerin seks furyasını anlatan yeni
projesi de dahil olmak üzere önemli açıklamalarda bulundu. En ilginç
açıklaması ise "Tatil köylerinde 15 günde, 250 bin dolara çekilen
filmler gişe rekoru kırıyor. Ne düşünüyorsunuz" sorusuna verdiği yanıt
oldu:
"Biz sadece gişe rekortmeni film çekmiyoruz, hünerimizi de
sergiliyoruz... 11 yaşımdan beri hayallerimi gerçekleştiriyorum, tatil
köylerinde film çekmek gibi bir hayalim hiç olmadı."
"A. R.O.G"un ocak ayında yayınlanan teaser’ında yer alan Alien figürü için bir telif sorunu çıktı mı?
Özgün bir tasarım yaptığımızı düşünüyoruz (gülüyor). Ayrıca o Alien
değil, Kamuran. Birebir bir Alien yapmadık yani. Bu tür göndermelerde o
kadar ciddi bir telif problemi olmuyor. "G.O.R.A"da da "The Fifth
Element"e de gönderme yapmıştık.
Fantastik filmde mantık hatası aramak biraz saçma olacak ama Yontma Taş Devri’nde dinozorlar var mıydı?
Olmaz olur mu? (gülüyor) Bazen biz de kendi aramızda konuşuyoruz:
"Oğlum bu çağda bu var mı?" diye. Her filmde olduğu gibi "A.R.O.G"un da
kendine ait bir mantığı var. Zaten bu işin bir de tarihi yorumlamak
gibi bir durumu da söz konusu. Bizim yorumumuz da tarihle dalga geçmek
oluyor.
İlber Ortaylı’ya danışmak lazım değil mi?
Aynen (Gülüyor)... Her şey yorum meselesi. Biz, Taş Devri dendiğinde
aklınıza ne geliyorsa onlardan yola çıktık. Böyle deyince direk "Taş
Devri" çizgi filmi de akla gelmesin.
Gerek karikatürlerinizde gerek ise stand-up gösterilerinizde
"Türkler uzayda" konseptinden bayağı espri çıkarmıştınız. "A.R.O.G"dan
sonra da "Türkler Taş Devri’nde" gibi bir mizah malzemesi ortaya çıkar
mı?
Ben olayı Türkler uzayda ya da her hangi bir yerde şeklinde
yorumlamıyorum... Şimdi her hangi bir kimse, ben ya da sen ya da bir
İtalyan böyle fantastik bir hikayenin içinde olduğu zaman ve filmlerde
alışık olduğunuz reaksiyonu göstermediği zaman ne olur? Ben bu
mantıktan hareket ediyorum.
Gerçekten bir dinozorla karşılaşsanız ne reaksiyon gösterirsiniz? Ben
bu soruyla ilgileniyorum. Arif de bir dinozorla karşılaşıyor ve
fantezinin içinde gerçekçi reaksiyonlar gösteriyor. Bu tür fantastik
filmlerde masalsı bir form vardır. Ben bu masalsı formu ortadan
kaldıracak diyaloglar koyuyorum araya.
Açık arazi, otlar, ağaçlar vs... Hiç kene vakası yaşandı mı?
Araziyi ilaçlatmamıza rağmen bizde de kene vakası yaşandı. Neyse ki,
arkadaş Kırım Kongo’dan değildi. Arkadaşın ne acayip bir ismi var değil
mi? Kanamalı Kırım Kongo için kan aranıyor (gülüyor).
Burada Taş Devri atmosferinde çekim yaparken tepeden uçak falan da geçtiği oluyor değil mi?
Sıklıkla... Ama asıl sorunu su motorlu araçta yaşadık. Bir amcamız var
burada, su motorundan araba yapmış kendine. Su motoru ve dört
tekerlekten oluşuyor araç. Ancak bu alet öyle bir çalışıyor ki, amcanın
gelişini altı kilometre uzaktan duyuyoruz. Su motorlu amca dışında
burada evimizde gibiyiz. Yöre halkı bize her türlü desteği veriyor.
"G.O.R.A"da Rasim Öztekin de oynamıştı. Bu filmde niye yok?
Rasim Abi için bu filmde uygun bir rol yoktu. Her seferinde daha dar
bir kadroyla çalışmak istiyorum. En dar kadroda bunda oldu, 250 kişi
(gülüyor). "Dar bir kadroyuz. Ana karakterler beş kişi" diyoruz ama
arka tarafı unutuyoruz.
'SETİ GOOGLE EARTH’TEN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ'
Ali Taner Baltacı’nın (ikinci yönetmen) filmde bir rolü var mı?
Onun da bir rolü vardı ama kaytardı. Setteki herkesi figüran yaptık
gibi bir şey. Abim bile oynadı. Sete gelip de oynamayan yok. Hele
sakalı varsa hiç şansı yok. Geçenlerde Hasan (Kaçan) Abi’nin yakınları
Raci ve Necati Şaşmaz kardeşler geldiler, helikopterle hem de. Baktık
sakalları yok, hemen gönderdik arkadaşları. Ama çok acayipti. Bizim
setin en kalabalık günlerinden biriydi. Mel Gibson’ın "Apocalypto"
yerlileri gibi helikopterin etrafını çevirdik. O kadar büyük bir setiz
ki, Google Earth’ten çekimleri takip edebilirsiniz.
Tatil köylerinde 15 günde çekilen, bütçesi 250 bin doları geçmeyen
filmler gişe rekorları kırıyor. Bu kadar emek harcadığınız filmden siz
ne bekliyorsunuz?
11 yaşımdan beri hayallerimi gerçekleştiriyorum ve benim tatil
köylerinde film çekmek gibi bir hayalim hiç olmadı. İnsanları hangi
filmleri izlemeleri gerektiği konusunda yönlendiremezsiniz. Ancak
"A.R.O.G" kayıtsız kalınılacak bir film değil.
Oyunculuk performansınızı nasıl görüyorsunuz?
Bana göre çok basit olan "Organize İşler"deki beş dakikalık
performansım göklere çıkarıldı. Oysa orda ne yaptım ki? Sadece yüzümü
astım o kadar. Türkiye’de iyi bir oyuncu olmak için mutlaka dramatik
bir rolde oynamanız gerekiyormuş gibi bir hava yaratılıyor. Komedi
oynamak en zor iştir diye düşünüyorum.
Bir sürü projeniz var. Kafanızdaki öyküleri, güvenip de çektirebileceğiniz bir ekip kursanız...
Yavaş yavaş bir ekip oluşturuyoruz. Bizde stüdyo olmadığı için her
seferinde sıfırdan kuruluyor set, o tarafı acayip. Umarım bundan sonra
kamera arkası ekip sıfırdan kurmayız. Çünkü kamera arkası filmin her
şeyi. Seyirci bundan ne kadar haberdar bilmiyorum ama filmin yüzde
90’nı kamera arkasıdır. Şimdi size anlatacağım anekdot her şeyi
özetliyor aslında.
Aksaray’da "Hokkabaz"ın pavyon sahnesini çekiyoruz. Jeneratörler,
ışıklar taşınıyor, 100 kişilik bir ekibiz falan... Arkadan bir
vatandaş, "Bir adam için bir ordu insan gelmiş. Beş dakikalık şey için
bu kadar adama ne gerek var?" diyor. İşte bizim ortalama seyircinin
bakış açısı bu.
Son soru: "Recep İvedik"deki küfürlü, argo dolu diyaloglar çok
eleştirilmesine rağmen yeni nesil filme büyük ilgi gösterdi. Sizce
mizah anlayışında bir değişim var mı? "Borat" tarzı kaba komedi mi
trend oluyor?
Mizahın temelleri bellidir ben kuşaklar arası öyle büyük değişimlerin
olacağına inanmıyorum. Argoya gelince vakti zamanında beni de bu konuda
çok eleştirmişlerdi. Komedi malzemenizi, bilinçli bir şekilde sadece
küfür ve argodan çıkarmadıkça sorun yok diye düşünüyorum.
'70’lerin porno sektörünü ti’ye alacak'
1970’lerin Yeşilçam’ındaki seks furyasnı konu alan bir film çekeceğiniz konuşuluyor...
"G.O.R.A"daki porno yönetmeni Erşen Kuneri’nin filmini çekmek
istiyorum. 1970’lerin porno sektörünü ti’ye alan Türk işi bir "Boogie
Nights" olabilir. "A.R.O.G"dan sonra bu filmi yapayım mı diye çok
düşündüm ama argo dilin anlamsız bir şekilde gördüğü tepki yüzünden
bazı çekincelerim var. Çünkü bu film yapısı gereği argo ve küfürlü
sözler içermesi gerekiyor. Bu filmi yapmamız için kriterler ve yaş
sınırlaması tam belirlenmeli.
KUBRICK’İ UNUTMAMIŞ
Basına yapılan slayt gösteriminde kahkahalar havada uçuştu. Eğer bir
film set fotoğraflarında bile bu kadar güldürüyorsa gerisini siz
düşünün! Film "G.O.R.A"daki Arif karakterinin Taş Devri’ne dönmesiyle
başlıyor. Arif’in maymunlarla yakın bir dostluk kurduğu gözüküyor.
Onlarla adeta bir sevgi yumağı oluşturmuş. Arif, bu filmde çağlar
arasında da yolculuk yapıyor. Buzul Çağı’nda geçen görüntüler epeyce
komik. Filmde, "Ghost-Hayalet" filmine de gönderme var.
Ozan Güven ile Nil Karaibrahimgil’in çömlek sahnesinden magazin
basınına epeyce malzeme çıkar. Arif’in maceralarında maç görüntüleri
bile var. Cem Yılmaz, muhtemelen burada EURO 2008’e küçük bir gönderme
yapıyor. Mevzu ilk insanlar olunca Cem Yılmaz sinemanın Tanrı’sı
Stanley Kubrick’in "2001 Uzay Yolu Macerası"na selam çakmayı unutmamış.
Nil Karaibrahimgil
Benim için çok güzel bir deneyimdi. Hem eğlendik hem yorulduk. Dürüst
olmak gerekirse bir şarkıyı bazen 10 dakikada besteliyorsunuz. Bir
konseri ise bir buçuk-iki saat sürüyor. Film yapmak konser vermekten de
beste yapmaktan da daha zormuş. Cem bence Türkiye’nin Charlie Chaplin’i
onunla çalışmak harikaydı.
Ozan Güven
Askerden geldim 10 bin yıl öncesine döndüm (gülüyor). Yani Taş
Devri’nde epey bir uyum sorunu yaşadım. Kariyerimin en zor setlerinden
birindeyim. Her sabah altı da kalkıyoruz, çok zor şartlar altında
çalışıyoruz. Setten geldikten sonra direk uykuya dalıyorum.
Zafer Alagöz
Cem’in bizi toplayıp filmin nasıl olacağını anlattığı günü
unutamıyorum. Tam iki saat boyunca filmi baştan sona anlattı. Cem
yaptığı adeta işi yaşıyor. Filmin öyküsü dinlerken bile gülme krizine
girdik. Cem tartışmasız komedinin bir numarası. Onunla çalışmak büyük
zevkti.
Özkan Uğur
Bayağı zor şartlarda çalışıyoruz. Kolay değil Taş Devri’nde film
çeviriyoruz. "G.O.R.A"da çok iyi yapmıştı ama o filmin yaşadığı
kazaları şu anki mükemmel şartlarla karşılaştırdığımda "A.R.O.G"un
etkileyici bir film olacağını düşünüyor.
Hasan Kaçan
"A.R.O.G"la maceram sorunlu başladı. İlk gün tam
4 saat makyaj yapıldı ve ilk sahnede motor dendikten tam 30 saniye
sonra suya düştüm. 4 saat makyaj yap, 30 saniyede suya düş var mı böyle
bir şey? Kadraja girmemek için sudan hemen çıkmadım beni balık adamlar
kurtardı.
(Hürriyet)