16 yaşındayken Gorki okurdum
Ebru Destan, 16 yaşındayken yaşıtlarından çok daha farklı bir hayatı olduğunu söyledi.
Eski manken, yeni şarkıcı Ebru Destan, 16
yaşındayken yaşıtlarından çok daha farklı bir hayatı olduğunu söyledi:
"16 yaşındayken Jack London, Maksim Gorki okurdum. Avukat olmaya
merakım vardı. Avukat yanında da çalıştım hatta... Bir stajyer avukat
yetiştirebilecek kadar da hukuki ve siyasi donanıma sahibim."
Ebru Destan üçüncü albümüne imza attıktan sonra leyleği havada gördü.
Yaz boyunca Türkiye’nin dört bir yanında ve yurtdışında konserden
konsere koşan Destan ile Mudanya Nero Clup’daki konserinden önce sıcak
bir söyleşi yaptık. Destan, sanat dünyasında yaşadıklarından aşklarına
kadar uzanan sorularımıza samimi yanıtlar verdi.
Ebru Hanım bu yaz yoğun bir temponuz var. Bitkin düşmekten korkmuyor musunuz?
Gece hayatı olmayan bir insanım. Sigara kullanmıyorum. Mümkün olduğu
kadar yaşantıma dikkat ediyorum. Bu tempoyu sağlığıma gösterdiğim
özenden dolayı sağlayabiliyorum. Kıbrıs’tan sabah geldim. Şu an
Mudanya’dayım. Yarın sabah Ankara’ya uçacağım. Bir sonraki gün Antalya
bir hafta sonra yine Antalya var. İki Antalya arasında Bursa ve
Adana’da da sahneye çıkacağım. Bu arada Malatya’da bir düğünde şarkı
söyleyeceğim. Bunlar playback değil canlı orkestra eşliğinde yapılan
işler. On üç kişilik orkestram var. Toplam on altı kişilik ekiple
sadece Türkiye’de değil Almanya, Belçika, Avusturya’da sahneye
çıkıyorum. Bazen evime hiç gidemiyorum. Evi çok özlediğim oluyor ama bu
işi yaparken karşılığının bu olacağını da biliyordum.
Mümkün olduğu kadar polemiklere girmemeye çalışıyorsunuz. Sanat dünyasında iş yapmanın yolu gündeme gelmek değil mi?
Boş insanlar birbirine taş atar diye düşünüyorum çünkü yaptıkları bir
şey yok. Ne yapacaklar, can sıkıntısından ona buna laf söylüyorlar.
Laftan çok icraat önemli. Eğer işiniz varsa ve koşturup duruyorsanız
taşları sadece yol kenarında görüyorsunuz.
Üçüncü albümünüze de imza attınız. Yıllarını müziğe veren birçok
sanatçı korsan yüzünden albüm yapmama kararı aldı ve eserlerini
internet ortamında paylaşıyorlar. Korsanlar gözünüzü korkutmadı mı?
Eğer idealistseniz bazı şeyleri göze almak zorundasınız. Şarkı
söylemeye beş yıl önce başladım ve hiçbir zaman bu işi hobi olarak
düşünmedim. Alternatif olarak internet yoluyla da eserlerinizi
yayınlayabilirsiniz ama ben plak sektörünün bitmesini istemiyorum.
Sonuçta insanlar yurtdışında hâlâ CD alabiliyor. Neden biz Türkiye’de
kolaycı olalım ki?
Müzikal yolculuğunuzda hangi noktada olduğunuza inanıyorsunuz?
Açıkçası ben birçok insan için ciddi bir rakip olduğumu düşünüyorum.
Maalesef kimsenin tekelinde değil bazı işler. Köşeler tutulmuş gibi
gözükse de her zaman için yeni kana ihtiyaç vardır. Sonuçta görsel bir
iş yapılıyor ve bu şov dünyasında bir gerekliliktir.
Sanat dünyasının vefasızlığı malum... Ebru Destan’ın sanat camiası içinde gerçek anlamda bir dostu var mı?
Ben dostu olmayan insanın dost olmadığını düşünürüm.
Peki siz bunca yıllık kariyerinizde falanca model ya da sanatçı
benim dört dörtlük dostumdur. Her alanda ona güvenebilirim diyebilir
misiniz?
Nefise Karatay bu sorunun tam cevabı... Nefise benim canımdır. Dört
dörtlük dostum ve sırdaşımdır. O, number one’ımdır ama on tane isim
saymak da gerekmiyor.
TÜRKİYE'NİN EBRU TRUMP'I OLACAĞIM
Sanal aşkınız oldu mu hiç?
İnternet’le MSN’le hiç işim olmaz. En deli olduğum şeydir o. MSN çıktı
hepten bitti aşklar. Erkekler eskiden çapkınlık yapmak için bir şekilde
gezer tozarmış, arkadaşına "Sevgilinin arkadaşıyla tanıştır" filan
derlermiş, bir ortam olurmuş. Şimdi hiçbirini yapmıyorlar. Koyuyorlar
resimlerini bir internet tanışma sitesine Allaahh, kaç tane kız geliyor
belli değil. Bir de internet ortamında canlı söyleşiyorlar. Kamerada
bir bakıyor, hoşuna gitmiyor, kaldırmıyor bile evden kendini. Ordan
takılıyor yani...
Galiba eski aşklar artık yok...
Vallahi bitti... İnternet her şeyi mahvetti. Ben sanal bir sevgili
istemem. Ne kadar sıkıcı. Düşünsene bütün gün internette konuşmuşsun
yüz yüze gelmeye ihtiyaç duymazsın. Bir insanı özlemekle başlıyor her
şey. Özleyeceksin... Bütün gün dıt dıt yazışmışsın akşam olunca ot gibi
birbirinize bakıyorsunuz. Aklınızdan tek geçen eve gitsek de internete
girsek... (Kahkahalar...)
On altı yaşına geri dönseniz yine aynı Ebru Destan olmayı mı tercih ederdiniz yoksa kendinize farklı bir kariyer mi çizerdiniz?
Sen on atı yaşında Jack London, Maksim Gorki okuyordum. Avukat olmaya
çok merakım vardı. Gittim bir avukat yanında da çalıştım. Bir stajyer
avukat yetiştirebilecek kadar da hukuki ve siyasi donanıma sahibim.
Olacağım şey yine sanatçı Ebru olmak olurdu. Tavuk mu yumurtadan çıkar
yumurta mı tavuktan çıkar sorusunu yanıtlamak gibi bir şey bu. Benim
ruhum on altı yaşında da buydu şimdi de bu... Hayatımı bir puzel gibi
oluşturdum. Ortaya çıkan resimden çok memnunum ama ekleyeceğim bir kaç
parça daha var.
Hayatınızda size pişmanlık veren, keşke yapmasaydım dediğiniz bir şey var mı?
Hayatımı çok etkileyen büyük bir şey olmadı. Hayatımı değiştirecek
büyük hatalar yapmadım. Bu açıdan çok şanslı olduğumu düşünüyorum.
Sanatçıların popülerliğini yitirdikleri zaman zor duruma düştükleri de bir gerçek. Bu durum sizi endişelendirmiyor mu?
Benim hayatta her zaman bir ‘B’ planım vardır... Bir insan Türkiye’de
şov dünyasındaysa, işini en iyi şekilde yapmayı ama geleceğini de
garanti altına almak istiyorsa bir şekilde başka bir kaynaktan da para
kazanabilmeli. Sanatınızı sadece paraya endeksli yapmamalısınız o zaman
seçici olamazsınız. Bunun içinde iyi bir geliriniz olmalı. Annemin
İzmir’de bir emlak ofisi vardı. Onu sekiz ay önce İstanbul’a taşıdık.
Adı "Karma Emlak". Şu an yalı satışı, gayri menkul değerlendirmeleri
yapıyorum. Sadece emlakçılık değil ciddi anlamda bir gayri menkul
danışmanlığı da veriyorum. Belli bir para nasıl değerlendirilebilir,
nerden arsa alınabilir, o arsada benzinci mi açılmalı yoksa bir
alışveriş merkezi mi olmalı gibi değerlendirmeleri yapıyorum. Özellikle
inşaat firmaları ile çalışıyorum. İnşaata temelden giriyorum.
Önümüzdeki ay Sarıgazi Çekmeköy’de başlayacak yeni bir inşaat var. Ev
sahibi olmak isteyenlere direkt inşaattan hizmet veriyorum. Bu işe çok
ciddi bakıyorum ve bir gün emlakta "Ebru Trump" olacağım.
AŞKA VAKTİM YOK
Sizin gibi popüler ve güzel kadınlar durmadan özel hayatlarıyla
televizyon programları ya da gazete sayfalarına haber oluyor. Bu durum
sizi hiç rahatsız etmiyor mu, gerçekten de çapkın bir insan mısınız?
Rahatsız ettiği doğru... Çapkın mıyım derken... Ben aşık olduğum zaman
kendimi kilitlerim. Bu çapkınlık değil. Ben ilişkime çok bağlıyımdır.
Göz çapkınıyımdır. Ben güzel erkeğe de bakarım ama güzel kıza da
bakarım. Güzel olan bir tabloya da bakarım, denize mehtaba da bakarım.
Ben güzeli severim ama güzele güzel demem benim olmayınca...
(Kahkahalar...)
Peki şu an arkasında duracağınız bir ilişkiniz var mı?
Hayır yok. Olsa saklamam. Allah'tan başka hesap vereceğim hiç kimse yok
ki. Sonuçta bir ilişkim olduğu zaman bunu ilk ailemle paylaşırım.
Anneme söylerim. Hani röprortajlarda "Aşka vaktim yok" derler ya bu
beni hep güldürürdü. Ama şimdi başımı kaşıyacak vaktim yok. Kendime
bile vakit ayıramıyorum. Şu an o durumu yaşıyorum ve kendime gülüyorum.
(Hürriyet)
